AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap
 Yan Firuze - Neşe YeşilovaÖnceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mahzen
Gönül Dostu
Gönül Dostu



Kayıt : 28 08 2006
Mesajlar : 809
Kitap okur musun : okumak için çaba sarfediyoruz.
 : 


MesajKonu: Yan Firuze - Neşe Yeşilova   Çarş. 27 Şub. 2008 - 4:40

‘’inançlarıma
ihanetim başlıyor sanki ben oluyorum âdem’in kaderini yaşayan bir
ikinci kişi çaldığım söyleniyor yasak meyveleri, ama kimse bilmiyor,
hepsini sana biriktirdiğimi."*


bazen adımı da
aynada sûretimi yitirişim gibi unutuyorum… gözlerim firuze, gözlerim
nerede? bu karanlık da neyin nesi?! bahara geç kalmış kelebekler gibi
renksiz mi kalmış siyah beyaz tabloya sığınmış sayrılı yaşam.
çekivermiş mi ellerini güneş gölgemden? sahi gölgem, gölgem nerede?!
ışığın koynunda her nesnenin izdüşümü olurdu; ya cismim yok, ya da
güneşim solmuş. sanki ay ile arasındaki mukavele ansızın sona ermiş
olacak ki gece bile som karanlık koynumda.konuşmalıyız dillerimizi
dolandırmadan yalanın zehrinde… şehrimdesin. kadim bir şarkı oluyor
gelişin dudaklarıma. ellerinin sıcaklığına usulca bırakıyorum ak
gülleri, ellerime değerken parmakların; hani dostluk adına işte. kent
kapısından girecek beklenen yabancıya onlarca beyaz gonca gül verişimi
hayal ederdim. içine gonca halinden sıyrılmış, açılmış kırmızı tek gül
eklerdim nedense! kim bilir belki sevildiğini bilsin diye. o dostluk
mesajının herhangi bir yerinde konaklıyordur belki de yüreğim, ona
dokunabilsin ve ulaşabilsin isterdim hayallerime. düş bu ya; şimdi yan
yatmış sandalım sanki kumsalda. kırık kürekler gibi endazesi meçhul
kollarımın da. her dalganın savuruşunda aldım onca yarayı dalgın
denizden. sonra alabildiğince açıldım intiharıma. batışımdan sonra
anılacak bir adım olmalı firuze ama adımı bile unuttum. sanırım dost
olmalıydım rüzgârla, düşmanımsa yine aslı rüzgâr olan fırtına, yeter ki
olmasın hevesli kızmaya, öfkeler kusmaya. o yüzden geçimliyimdir onunla
o yüzden çekerim kaprislerini, hırçınlıklarını. ipe sapa gelmez sözler
fısıldar kulağıma her yağmur öncesi. bilir mimlenmiş yüreğin ahvalini.
bilir arka bahçelerin tekrar yeşermeyeceğini yeni baharlara. ben ‘nun’;
işte şimdi hatırladım adımı ne zamanki ‘mim’ derim adım çıkar ortaya,
ne zaman âh derim nidâm yankılanır boşlukta. evet ben şefkat yumağı
‘nun’, ‘mim’ ak leke gibi kalbinde nun’un. el-göz edip de sahilini
esirgeyen, tecrit edilmiş patlamaya hazır mücrim adalar görüyorum
firuze; volkanik tepesinden ansızın kustuğu magma dökülüyor. sanki
cehennem midesindekileri kusuyor çanaktaki tuzlu suya. gökyüzüne
bronşlarındaki tüm kurumu olabildiğince koyu dumanla püskürtüyor.
ardından göçmen kuşlar dağılıveriyor birden. biraz ilerde toplanıp
tekrar ‘V’ oluşturmanın derdine düşüyor büyük çoğunluğu. derken yön
bulup ilerledikleri an kılavuz göçmen kuş hızla irtifa kaybedip sanki
kamikaze dalışı yapıyor denize. sonra biri daha… biri daha… on, onaltı,
yirmibir, otuzbeş… sayamıyorum firuze, sanki gökten kuş yağıyor arza.
tek kuş kalıyor havada. küçük bir kuş daireler çizerek olanları
anlamaya çalışıyor zahir kuş beyniyle. dönüyor, dönüyor, dönüyor havada
ve bırakıyor minicik bedenini boşluğa. işte o kuş firuze, o kuş yana
devrik sandalda (içime düşüyor), etrafım kuş ölüsü, alabildiğine kuş
denizin yüzeyi… hepsi narkoz altındalar da sanki bu derin uykudan
birazdan uyanacak tüylerindeki ıslaklığı çırparak silkeleyip
uçuverecekler ama, yalnız sandaldaki kanlı, sanki sadece ölü olan o.
şaşkınlıkla sürüklenirken ansızın bir korsan gemisine arkadan
çarpıyorum, lâkin alabora olan onlar ben değil. zaten tek yanı batık
sandalın düşlerindeyim; istediğimi batırıp istediğime kılavuz kaptanlık
yapabiliyorum. düşteyim anlayacağın firuze.hadi ağ at hayallerime,
patlat torpidolarınla kabusumu denizin yüzüne, vurgunum ol sadece
bayılt beni, sonra serpil su serinliğinde gözlerime. hadi bungunluğuma
terennüm ol ayılt beni, mim sarhoşluğuna nunî kayboluşlarımı hatırlat.
dalgalan coş benimle, yürü koş, dudaktan kalbe kaç yolculuk sığdırılır
ki firuze? ya gözlerim bunca seferiyken düşlerimde hangi noktayı ülkem
sayarım sığınmışken aşka!.. nemrudî ateşlere çelmeler atsın öbeklenmiş
gelincikler, ısırırken alnımı delişmen kuşkular yer yer, kara bir vehim
gibi fethindeyim rüyalar âleminin. başına buyruk mültecim ol; gel sığın
bana tutkum ol tutuklu kal, yollarımda yan firuze.

* dizelerin sahibi bilinmiyor


neşe yeşilova
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Yan Firuze - Neşe YeşilovaÖnceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Neşe Yeşilova-