Editör Editör

Kayıt : 21 02 2007 Mesajlar : 144 :

| Konu: Modern Toplumun Kadına Verdiği Değer... Paz 24 Haz. 2007 - 18:34 | |
| Modern Toplumun Kadına Verdiği Değer...
Şimdilerde arkamıza bakmadan gidiyoruz. Koşuyoruz. O kadar hızlı koşuyoruz ki önümüze bile bakamaz olduk. Bırakın arkamızda ki doğruları, yanlışları şimdi ki yaptıklarımızı bile sorgulayamıyoruz. Bir şeyleri kovalıyoruz günümüzde, topun peşinde koşan bir futbolcu kadar pervalı ve amaçlı bir kovalamaca bizimki. Topu yakalayıp gölü atmak istiyoruz. Ama insanın sahadaki bir futbolcuya göre daha anlamlı idealleri ve golleri olmalıydı aslında. Çünkü bir topu kovalayan yirmi iki kişi kadar anlamlı bir hayat yakışmazdı insanoğluna!
Toplumda kadının pozisyonu yıllardır tartışılmış. Tartışılmasa bile kadının toplumdaki yeriyle, insan vicdanının o yere ne kadar elverdiği genelde çelişir olmuş. Günümüzde de bazı kesimler mikrofonu her ellerine geçirişlerinde kadının sorunlarını dile getiriyor. Çağdaşlaşmayı kendine bir kutsal edinmiş modern toplumun buna verdiği cevabın pratikte açtığı yaralar ise sukut etmemiş vicdanların isyanlarına sebep oluyor.
Hani en genel tabirini bile söylemekten çekindiğimiz, utandığımız fuhuş piyasasına düşen kadın sayısının ya da insan ticaretinin en ucuz olduğu bir döneme bizi getiren çağdaşlaşmanın bizi nereye götüreceğini endişeler içerisinde izliyor ve bekliyoruz. Bu gün Türkiye'de ve bizim özendiğimiz Modern Dünya'da bu sektörle ilgili rakamları duyunca bile ve varlığını kabullendikçe bile insanlığımızdan nasıl pirim verdiğimizi körelmiş hissiyatımız sayesinde hissetmiyoruz. Bu gün bu sektörde resmi olarak var olan kurumların "hangi insanlık" kurumunun bir eseri olduğunu ve modernleşmenin 'Kadın' a verdiği bu cömertçe değerin tüm dünyada resmi olarak kabullenildiği için bu hazin haletin günümüzde ki çağdaşlaşmanın vazgeçilmez bir parçası olduğunu maalesef anlıyoruz.
Modern toplumların çağdaş kurumlarında insan ticaretinin ne kadar kolay ve meşru yapıldığına tanıklık etmekteyiz. İsmini telaffuz etmenin bile kolay olmadığı "asl şkjasid kja DJPK" sektöründe başrolü kadınlara vererek bir "tık" ötede tüm satılık hayatlara, vicdanlara ve duygulara ulaşabiliriz. İnternette gezen dosyaların üçte birinin bu sektöre ait olduğu bilgisini bir kıstas olarak almakla küreselleşen dünyanın ne kadar modernleştiğini anlamaktayız.
Modern dünyanın reklam anlayışınında etkisindeyiz. Her alanda modernleştiğimiz gibi o alandada boş durmuyoruz. Bir tekerlek reklamı ilk önce. Hiç ilgisi ve alakası olmayan açık saçık bir kadının bu reklamda ki rolü. Dikkatle izliyoruz. Sonra bir kola reklamı. Elbiseden tasarruf etmiş bir bayanın erkeği öpmesi üzerinden yapılan bir reklam. Reklamlar birbirini izliyor ve bizde reklamları. Bir cep telefonu reklamı yada bir televizyon... 'Kadın' ın vitrini güzel göstermek için farklı renklerde boyanmış çeşitlerini modern toplumun ticaretini daha iyi yapabilmesi için izliyoruz. Kadına verdiğimiz değer herhalde ona verdiğimiz ücret nisbetinde oluyor. Kadınlar kendilerinden alakasız reklamlarda açık pozlarda oynarlarken hangi özelliklerinden dolayı orada olduklarıysa verilen ücretin sebebi olsa gerek.
Modernleşmek sınır tanımıyor. Her konuda modernleşebiliyoruz. Eskiden kız çocuklarını gömen zihniyetler kürtajla bu işi önceden hallediyor. Yalnız modernleşmemiz İslam geldikten sonraki dönemden uzaklaşırken, cahiliye dönemiyle sahip olduğu benzerlikleri görmemezlikten geliyoruz.Tabii bu arada gayri meşru pardon bir yazarımızın tabiriyle kedi köpek kadar özgür olması gereken insanımızın ilişkilerinden ötürü hayata gelen bebeklerin hayatına anne karnında kürtajla son verilmesi de eminim günümüz modernleşmesinin ve çağdaşlaşmasının övünülesi başka bir veçhesi olsa gerek.
Günümüz modernleşmesi ne zaman başarılı olacak? İnsanı duygularından soyutlamaya çalışan çağdaş ideolojilerin başarılı olabilmeside ancak insani duyguların olmamasıyla mümkün oluyor. Çünkü bir insana hangi parabirimi üzerinden paha biçecek olursanız olun, sağına ne kadar sıfır eklerseniz ekleyin, henüz bitmemiş tükenmemiş insanlık kalıntıları bile bir insana parayla değer verilmesini kabullenemez. Siz her ne kadar vitrini cicili bicili yapsanızda yada yazdığınız kitaplarda herşey tozpembe anlatılsa da "insan" denilen varlığı duygularından ve vicdanından ayırmadığınız sürece başarılı olamayacaksınız. Çünkü insan duyguları ve hisleri sınırsız yaratılmış bir varlık. Ya bu duyguların önüne geçecek insani bir çözüm bulacaksınız. Ama sizin seçtiğiniz yolun bunun ne kadar uzağında olduğunu şu anki haliyle görüyoruz. O zaman geriye tek bir yol kalıyor. İnsan olmayı alacaksınız elinden. Hani kedi köpek gibi ve kedi köpek kadar özgür olmasını istediğiniz insanı kedi ve köpek kadar duygulu ve hisli bir hale getireceksiniz. İşte o zaman başarıya ulaşacaksınız.
_________________
 |
|
Editör Editör

Kayıt : 21 02 2007 Mesajlar : 144 :

| Konu: Geri: Modern Toplumun Kadına Verdiği Değer... Ptsi 25 Haz. 2007 - 17:10 | |
| Kadının adı yok”, peki ya değeri? 11/03/2007 Mustafa İSLAMOĞLU
“Kadının Adı Yok” diyerek, kadının değerini yok eden malum zihniyete bir nazire olsun diye koydum bu başlığı.
Modernler kadını evden çıkartıp, evini yıktılar. Kadını ikna etmek için, evini ona “Bu senin zindanın” diye tanıttılar. Bu şeytani telkine aldanan modern kadın evi terk etti.
Modern kadına ev yerine önerdikleri şey ne? Sokak, cadde, süpermarket, kulüp, dernek, fabrika, daire, dükkân, ofis vesaire vesaire… Ama bunların hiç biri evin yerine geçmedi. Kadın eve düşman dışarıya hayran edildi. Fakat dışarı onu korumadı. Koruyamazdı da. Onu dışarı çağıranlar zaten korumasız kalsın, savunmasız kalsın diye çağırmıştı. Onu dışarı çağıranlar, onu metalaştırmaya can atanlardı.
Kadın onlar için süslendi, boyandı, pudralandı. Onlar için harcadı parasını, zamanını, hayatını. Onlar, içerden çıkarıp dışarının malı ettikleri her kadını yağlı ve bağımlı bir müşteri olarak alkışladılar. Nitekim öyleydi de. Kadın artık kazanmak için harcıyor, harcamak için kazanıyordu.
Önce anneliğini unuttu. Zira kendine yabancılaştı. Zaten dışarlıklı bir hayatın yoğunluğunu hiçbir kadın annelikle birlikte kaldıramazdı. O nazenin omuzlara bu ağır gelirdi. Öyle de oldu. Yıktıkları evin yerine pansiyonu koydular. Yıktılar dedimse, damını duvarını yıktıklarını kastetmedim elbet. Bu mecazen bir yıkımdı. Evin misyonunu yıktılar, tıpkı kadının kadınlık misyonunu yıktıkları gibi.
Artık evler iki kişilik pansiyondu. Baba işe anne işe çocuk kreşe; oh ne ala memleket! Siz buna ev diyebilecek misiniz? Zaten olmadı da. Önce çocuk sayısını azaltmaya ikna ettiler. Zaten evinden çıkardıkları kadın, buna mecburen ikna olmak zorundaydı. Başka türlü yapamazdı. Kendisini dışarıdan koparak her şey ayak bağıydı. Bu çocuk için de, hatta eşinden “hanımlık” bekleyen koca için de geçerliydi.
Evsizliğin merkezi olan Batılı toplumlarda kadın doğurmuyor. Geçenlerde Kıbrıs Rum yönetimi her doğum için 60 bin dolar vereceğini açıkladı. Biliyorum yine ikna edemeyecekler. Çocuğu angarya gören bir kadını doğurmaya nasıl ikna edebilirsiniz. Dahası, “kamu malı” haline getirilmek için içindeki anne öldürülmüş olan modern kadın, fıtratın haykıran sesini, taş kesilmiş kalple nasıl duysun?
Eline köpeğin zincirini tutuşturdular ve “çocuk yok, köpek olsun” dediler. Modern kadın farkına varmadan köpeği çocuğun yerine koyuverdi. Çocuğun kahrına katlanmamak için evden kaçan modern kadın köpeğin kahrına katlandı. Tıpkı bir kocanın kahrına katlanmamak için evi gözden çıkaran modern kadının, kocalık sorumluluğunun hiç birini taşımayan bir sürü sorumsuz ve iffetsiz erkeğin kahrına katlandığı gibi.
Müslüman kadını önce birinci evi olan tesettürü, sonra ikinci tesettürü olan evi koruyor. Bu Allah’ın kendi talimatına uyan kadına bahşettiği bir lütuftur.
Evet, İslami tesettür birinci evdir. Bazıları İslami tesettüre “ikinci deri” gibi bakarlar. Bu ifrattır, aşırılıktır ve fıtrata aykırıdır. Tesettür mümin kadının sosyal ilişkilerini düzenleyen bir talimattır. Karşıt cinsle ilişki kurarken dişiliğini arka plana atar ve kişiliğini ön plana çıkarır. Bunu tesettür sayesinde yapar. Muhatabına “Benimle kişiliğim üzerinden ilişki kur” mesajı vermiş olur.
Tesettüre ikinci deri gibi gören ifrat anlayış, onu Müslüman kadının yalnız olsun başkalarıyla olsun deri gibi ondan kopmaz bir parça olarak görür. Bu ilk bakışta “hassasiyet” gibi gözükse de, derinden bakınca fıtrata zıt ve zorlama olduğu anlaşılır. Fıtrata uygun olmayan her dindarlık gösterisi, mutlaka ziyana yol açar. Ya bunu uygulayanın tavır, davranış, ilişki ve anlayışında, ya da muhataplarının üzerinde.
İlk ev olan İslami tesettür, Müslüman kadınla birlikte yürür. Müslüman kadın nereye giderse gitsin, o da oraya gider. İşte bu nedenle o “ev”lidir. Tesettürü alınarak dışarı salınmış bir kadın, bu yüzden evi başına yıkılmış bir kadındır.
“İlk evi” olan tesettürünü koruyamayan, “ikinci tesettürü” olan evini koruyamaz. Başta inşa edemez ki korusun. İşte bu yüzden, hakkı ifa edilen bir tesettür mucizedir.
Dünyanın kadın açısından gittiği yöne dikkatlice bakınız. Muceza derken ne kastettiğimi o zaman anlarsınız. Yine tesettürün hürriyetin sembolü olduğu gerçeği, özgürlük adı altında metalaştırılan modern kadının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bakınca daha iyi anlaşılmaktadır.
Kadın rahatsız olacaksa, değersizleştirme operasyonundan rahatsız olmalıdır. Kadının adı yoksa, ona bir ad konulur. Ama ya değeri yoksa ne yapılır? Değer isim gibi “koydum” demekle konulacak bir şey değil ki.
Kadını değerinden koparanlar, ona “fiyat” biçiyorlar. Zira kendilerinde değer yok, para çok. “Parayı bastırırız, alırız” diye düşünüyor olmalılar.
Kadın, değersizleştirme operasyonuna kurban gitmemek istiyorsa, euzü besmele çeksin. Çeksin de şeytanlar ondan elini çeksin _________________
 |
|
bahar Gönül Dostu

Yaş : 22 Kayıt : 16 06 2007 Mesajlar : 59 :

| Konu: Geri: Modern Toplumun Kadına Verdiği Değer... Salı 26 Haz. 2007 - 21:57 | |
| | çok güzel bir yazı tebrik ediyorum ama bu değersizliğin oluşmasına birazda kadın izin vermiyormu acaba ?? |
|
arşivist Yeni Üye

Kayıt : 04 06 2007 Mesajlar : 9 :

| Konu: Geri: Modern Toplumun Kadına Verdiği Değer... Perş. 28 Haz. 2007 - 13:11 | |
| | güzel bilgiler çok sağol |
|
iktezathü-t tabiat Gönül Dostu


Yaş : 22 Kayıt : 11 06 2007 Mesajlar : 44 :

| Konu: Geri: Modern Toplumun Kadına Verdiği Değer... Perş. 28 Haz. 2007 - 17:49 | |
| | evet allah razı osun kardeşimde baharın dediği gibi biraz kadın degersizleştiriyor herşey kadında bitiyor ama rabbim felaketlerden kötü niyetlervden korusun |
|
vefa moderatör


Yaş : 21 Kayıt : 01 07 2007 Mesajlar : 268 Kitap okur musun : tabiki :

| Konu: Geri: Modern Toplumun Kadına Verdiği Değer... Çarş. 8 Ağus. 2007 - 17:03 | |
| Bu paylaşımlar çok güzel. maalesef bu hallere düştük...
"çok güzel bir yazı tebrik ediyorum ama bu değersizliğin oluşmasına birazda kadın izin vermiyormu acaba ??"
evet kardeşim kadınlar kendi kendilerine yapıyor bunu.Mesela biz -bilen kesim olarak!- yanlışı uyarma noktasında tereddüt ediyorsak, "aman hakkımda ne düşünür!" diye düşünüyorsak, eğer bize göre-de!- ; her koyun kendi bacağından asılıyorsa evet kadınlar kendi kendilerine düşüyorlar bu durumlara...dua etmeye ne kadar ihtiyacımız var bi kez daha hatırladım...
tekrar teşekkürler bu güzel paylaşımlar için... _________________ Ağlamazsın!...Bari gülmekten utan....
M.A.ERSOY |
|