Editör Editör

Kayıt : 21 02 2007 Mesajlar : 144 :

| Konu: Gözler Nasıl Korunur - Alıntılar Perş. 2 Ağus. 2007 - 23:23 | |
| Gözler Nasıl Korunur-Alıntılar
En küçük bir sineği bile birçok hikmetle yaratan, insanı elbette başıboş bırakacak değildir. Kâinatı şeriksiz ve nazirsiz idare eden, elbette insanı başka ellere teslim etmeyecektir. ... bir Yaratıcıya inandığı halde, o inancı hayatına taşımayan; yalnızca kendini darda hissettiği anlarda bir ‘emniyet sübabı’ veya bir ‘yedek lastik’ olarak o imana müracaat eden bir gaflet ehli de bu emre kulak asmayacaktır. İstese bile, asamayacaktır. Çünkü, iç dünyasını her daim o Yaratıcının huzurunda olma şuuruyla diri ve uyanık kılmayan biri, vitesi boşalmış bir araba yahut dümensiz bir kayık misalidir. Eğime ve akıntıya uyar, nefis ve hevası onu nereye sürüklerse, oraya sapar. Vicdanı onu Yaratıcının emri ve de âhiret konusunda uyarsa bile, bunun bir faydası olmaz. Çünkü, âhiret o gaflet ânında çok uzaklarda gözükür. Oysa, önünde nefsinin iştihasını kabartan bir manzara vardır. Ve nefis tam bir miyoptur; yalnız önündekini görür. İleriyi görmez, âhireti düşünmez. ...
iman anahtarına hakkını versek, gerisi çok kolay gelecektir—tıpkı, bir emir vahyolunduğunda, tereddütsüz uyan sahabiler gibi. Sahabilerin emri duymaları ile emre uymaları arasında, bizim yaşadığımız gibi uzun zaman fasılaları olmadığı bilinen bir vâkıadır. Çünkü, onlar Kur’ân-ı Hakîm’in verdiği iman dersini, Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) sunduğu marifetullah ve muhabbetullah talimini hakkıyla özümsemişlerdir. Vahiyle gelen her emri, tüm âlemleri ve insanı yaratan; hikmeti, rahmeti, şefkati ve kudreti sonsuz; bütün güzel isimler O’nun olan bir Rabb-ı Rahîm’den bildikleri için, teslimiyette ne bir tereddüt, ne bir gevşeme, ne bir zorluk göstermişlerdir. ... Yüzyıl önce tiyatro İslâm topraklarına girdiğinde, artistler yalnızca boynu açıkta bırakan bir türbanla sahneye çıkmışlardır. Göre göre bu tarza alışılmış; boynun açıkta kalması tesettür emrine aykırı olduğu halde, ‘gözü haramdan koruma’ emri çiğnendiği için, bu noktadaki hassasiyet aşınmıştır. Ardından türban da atılarak saçlar tamamen açılmıştır. Aynı şekilde, kolu bileğine kadar örten elbiselerin yerini yarım kollu elbiseler almış; bir adım sonra kolsuz elbiseler gelmiştir. Mini eteğe giden yolun başında, topuğun yalnızca bir karış üstüne çıkılan modeller vardır. Onu diz boyu modeller, onu da dizin beş parmak üstüne gelen modeller almıştır. Kısalma adım adım devam etmektedir. ... Ortada bir ‘haram’ varsa, bundan uzak durmanın asıl yolu, o haramı kaldırmaktan değil, kendini o harama karşı korumaktan geçer. Tepeden inme halledilmiş hiçbir şer hali yoktur. O takdirde belki şer zahiren ortadan kalkmakta, yeraltına çekilmekte, ama içten içe, alttan alta varlığını sürdürmektedir. Aslolan, sokak manzaralarına el atmak değil, gözlerimizi bu ‘haram’lardan korumamızı mümkün kılan bir imanî donanıma ulaşmaktır. Bu yol diğerine göre daha zor ve uzun gözükür. Oysa kısa ve kolay olan, işte bu yoldur. Diğerinde yalnızca ‘görüntü’ kurtarılmakta; hastalık satıh altında öylece kalmaktadır. Yusuf misali bir imanî donanıma erişip Rabbin emaneti olan gözleri Rabbin rızasına uygun bir şekilde kullanıp ‘haram’dan koruma cehdiyle yaşanırsa, haram tüm dünyada kol gezse dahi, gözler ondan sakınacaktır. ... İnsan bu dünyada kendiliğinden var olmadığı gibi, bu dünyada kalıcı da değildir. Bu dünyadan hiçliğe gidici de değildir. Onu yaratan, resuller ve nebiler aracılığıyla yaratılış amacına uygun yaşamanın ölçülerini ona veren Mâlik-i Zülcelâl, gerek fıtratlarının sesini, gerek vahyin sesini, gerek nebilerin çağrısını kulak ardı edenleri başıboş bırakmayacağını müjdeliyor.
Metin Karabaşoğlu'nun "Gözler Nasıl Korunur" makalesinden alıntı yapılmıştır.
_________________
 |
|
dicyo06 Gönül Dostu

Kayıt : 04 07 2007 Mesajlar : 2 :

| Konu: Geri: Gözler Nasıl Korunur - Alıntılar Ptsi 6 Ağus. 2007 - 15:27 | |
| | Evet arkadaşlar gerçekten güzel bir açıklama.herşey açık ve net her ınsan kendıne sahıp çıkarsa proplem kalmaz.bızler gerçekten çok aciz insanlarız.dıyelımkı yoldan bırı geçıyor açık seçık gıyınmış şöyle bir düşünelim ona baksak ne olacak bakmasak ne olacak ordakı artı eksıyı duşunelım baktım dıyelım nedır... 20sn geçene kadar kendını tatmın etmemı!bız buna artı dıyebılırmız kesınlıkle hayır ee pekı bakınca senı doyuruyormu hayır boşlugu dolduruyormu hayır ee pekı nıye bakalımkı bırak onu allah a havale edelım ınsanlar baktıkca onlar kendılerını bir şey zandedıyorlar ondan sorada başımıza bela oluyorlar durdugun yerde gunaha gırıyorsun allah cc.bızlere akıl vermiş kullanmamız için bizler hayvan degılızkı ne yaptığımızı bılmeyelım hayvan ne yaptıgını bılmez aklı selım olan herkes bıraz duşunmelı hepimiz düşünmelıyız atalarımızın degımıyle fazla uzatmadan bıtırelım. "çalma kapımı çalarlar kapını"etme bulma dunyası ne ekersek onu biçeriz sana yapılmasını ıstemedıgını sende başkasına yapmayacaksın. |
|
zemheri Gönül Dostu

Kayıt : 21 07 2007 Mesajlar : 24 Kitap okur musun : EVET Son okuduğun kitap : ATEŞE DÖNEN DÜNYA SARIKAMIŞ Edebiyat ile aranız nasıl : BAZEN ŞİİR YAZIYORUM AMA SONUNU GETİREMİYORUM HEP YARIM KALIR :

| Konu: Geri: Gözler Nasıl Korunur - Alıntılar Çarş. 8 Ağus. 2007 - 21:29 | |
| ilah 4 manaya gelir.1. kanun koyucu, hüküm verici 2kendisine ibadet edilecek şey 3.rızası gözetilecek şey 4. kendisinden yardım istenilecek şey buna göre eğer bizler ayeti kerimelerde zikri gecen yasakları kendi reyimizle değiştirip zaman böğle diyip kendimize göre ayetleri yorumluyorsak(mesela başörtüsü,zaman böğle falan ve bir çok bahaneyle acabiliyorsak)şunu demiş olmuyormuyuz.allahım senin ilmin bu zamanı bilememiş. böğle bir zaman geldi ve senin kuran hükmü bu zaman için gecerli değil? |
|
cceyhun Yeni Üye

Kayıt : 08 02 2007 Mesajlar : 37 :

| Konu: Geri: Gözler Nasıl Korunur - Alıntılar Cuma 10 Ağus. 2007 - 13:03 | |
| | Zemheri ve dicyo06 kardeşlerim Allah(c.c) razı olsun. Fasıklara tam tokat ve kapak olmuş. |
|
blue Gönül Dostu


Kayıt : 04 09 2006 Mesajlar : 68 Kitap okur musun : Eveeet :D :

| Konu: Geri: Gözler Nasıl Korunur - Alıntılar C.tesi 11 Ağus. 2007 - 16:00 | |
| Sağolsın kardeş Bu arada Ceyhun abi söylediğin söz hoşuma gitti vesselam  |
|